Türkiye Cumhuriyeti

Düsseldorf Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Muharrem orucunda yapılan konuşma, 11.11.2013

Toplumumuzun değerli temsilcileri,
Hanımefendileri, beyefendiler,

Devletin evine hoşgeldiniz. Evinize hoşgeldiniz. Buralar sizler için var. Sizlerin varlığı buraları anlamlı kılıyor. Biz koskocaman bir aileyiz. O ailenin tüm fertlerini, tüm renklerini, değerli temsilcilerini burada görmekten memnuniyet duyuyorum. Yunus Emre’nin dediği gibi, “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz”. Devletimizin Düsseldorf’taki temsilcisi olarak sizleri kucaklıyor ve bu kapının her zaman ardına kadar sizlere açık olduğunu bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Bugün akşam burada Muharrem orucu iftarı vesilesiyle biraraya geldik. Bu günün matem günü olduğunun bilinci içerisinde mütevazı soframızda hep birlikte bir lokmayı paylaşacağız. Aile mensupları sevinçte, tasada ve üzüntüde biraraya gelen, birbirine destek veren, saygı gösteren, birbirlerinin yaralarını saran insanlardır. Toplumumuz hangi dine, inanca sahip olursa olsun artık biraraya gelme kültürünü benimsemiş, yerleştirmiş ve bunu bir sonraki nesile aktarmak için hazırlığını yapmıştır.

Bu birlikteliğimizi umuyorum ki, yarın başka bir vesileyle devam ettireceğiz. Almanya’da yaşayan Türk vatandaşları ve Türkiye kökenliler olarak Ramazan sofrasında biraraya geleceğiz, bayramlarımızı kutlayacağız, aramızdan birisinin işyeri açılışında görüşeceğiz, düğünlerimizde birlikte halay çekeceğiz. Burada omuz omuza yaşayacağız. Aynı formayı giydiğimizi hep aklımızda tutacağız. Hep birarada olup sorunlarımıza birlikte eğileceğiz, toplumumuzun ileri gitmesi için, refahı için, çocuklarımızın en iyi eğitimi alması için çareler arayacağız. Hac-ı Bektaşı Veli’nin bize öğütlediği gibi, “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız”
Dertlerimize, sorunlarımıza gerek Türkiye’de gerek Almanya’da demokratik sistem içerisinde çareler arayacağız. Farklılıklarımızı zenginlik olarak kabul edeceğiz. Gökkuşağı’ndaki her renk, gökkuşağının ayrılmaz bir parçasıdır ve bir renk eksik olsa, güzellik de eksilir. “Eline, diline, beline sahip olan“ bireyler olmaya, çocuklarımızı bu doğrultuda yetiştirmeye gayret göstereceğiz.
Ben izninizle bu vesileyle ülkemizin kurucusu, önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 75. Yıldönümü münasebetiyle saygı ve rahmetle anmak istiyorum. Ülke ve millet olarak Atatürk’ün gösterdiği hedefler doğrultusunda daima ileri bakacağız, o yönde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.

Yine bu vesileyle, merhum Alişan Hızlı’yı rahmetle anmak istiyorum. Kendisiyle Düsseldorf Başkonsolosluğu’nda Muavin Konsolos olarak görev yaptığım dönemde tanışma fırsatım olmuştu. Devlet terbiyesi son derece yüksek olan, değerli bir büyüğümdü. Kendisine Allah’tan bağışlama ve merhamet dilemek istiyoryum.
Son olarak, bu Muharrem ayında, iftar sofrasında sizlerle beraber olmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Evlerimizden sevgi ve şefkat eksik olmasın. Muhabbetimiz, birliğimiz ve beraberliğimizi bozulmasın. Daima ileriye ve güzelliğe gidelim.