Türkiye Cumhuriyeti

Düsseldorf Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

19 Mayıs Atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı kutlaması, 20.05.2017

Sevgili Vatandaşlarım,
Değerli Gençler,
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, milletimizin esaret altında yaşamayacağını göstermek ve kurtuluş savaşımızın meşalesini yakmak üzere Samsun’a çıkışının 98. yıldönümüne eriştik. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramınızı kutluyorum.
Mustafa kemal vatan topraklarının işgal altında olduğu en karanlık dönemlerde dahi ülkenin içinde bulunduğu durumdan asla umutsuzluğa düşmemiştir. "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararlılığının kurtaracağına" yürekten inanmıştır. Bu mücadelede yola milletimizle beraber çıkan Atatürk, Samsun'dan başlayarak bütün ülkeye yayılan bağımsızlık mücadelesine önderlik etmiş, büyük fedakarlıklarla kazanılan savaşların sonunda bağımsız Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur.
Atatürk bu yola çıkarken milletine, özellikle de Türk gençliğine güvenini ve inancını her fırsatta dile getirmiş ve "Ey Türk Gençliği, Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. " diyerek, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk gençliğine emanet etmiştir.
Bu değerli emaneti yaşatmak, gençlerimizin en başta gelen görevidir. 19 Mayıs gününün Atatürk tarafından gençlere bayram olarak armağan edilmesi, hem onlara verdiği değerin göstergesi hem de bu sorumluluğun hatırlanması vesilesidir.
Biz yetişkinlere düşen görev de, vatansever, milletine, dinine, diline, kültürüne bağlı, dünyadan haberdar, gelişmelere açık, yüksek eğitimli, özgüveni yüksek ve bilinçli gençler yetiştirmektir. Aynı şey ata topraklarından uzakta yaşayan buradaki gençlerimiz için de geçerlidir. Atatürk’ün büyük eseri Nutuk ve Türk Gençliğine Hitabesini yurtdışında büyüyen yeni nesillerimizin mutlaka okumalarını ve bu büyük mücadeleyi kavramalarını sağlamalıyız.
Burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bağımsızlığımızı, toprak bütünlüğümüzü korumak için verdiğimiz mücadele sona ermiş değildir. Çağımızda ülkeleri ele geçirmek, sınırları değiştirmek, sadece askeri yöntemlerle, işgal ordularıyla yapılmıyor. Ekonomik yöntemlerle, gizli didpdlomasiyle veya halkı bölüp birbirine düşürerek veya devletleri içeriden fethedecek gizli örgütler vasıtasıyla hakimiyet kurmaya çalışılıyor. Biz bunların bilincinde olmalıyız. Geçen yıl 15 Temmuz'da yaşadıklarımız hepimize ders oldu. Türkiye bugün, yabancı güçlerin taşeronu olan terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Ayrıca tarihimize kara çalan asılsız iftiralarla da mücadele ediyoruz. 1915 olaylarına ilişkin bu iftiralar, sadece basın yayın organları yoluyla değil, okullarda ders müfredatlarına girmesi sağlanarak özellikle Türk gençlerine benimsetilmeye çalışılıyor. "Tarihimizle yüzleşmek" kisvesi altında, gençlerimizin tarihleriyle ve milletiyle gurur duyan değil, tersine ülkesinden ve kimliğinden utanan, kendine güvensiz bir gençlik olması amaçlanıyor. Tüm anne babaları bu tür girişimlere karşı dikkatli olmaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyorum.
Konuşmamda vurgulamak istediğim özetle şudur: Milletimizin 19 Mayıs'ta başlayan istiklal mücadelesi bitmedi, bağımsızlığımızı ve toprak bütünlüğümüzü koruma mücadelesi hala devam ediyor. Bağımsızlığımızı kazanmak uğruna hayatlarını feda edenlere layık olmak için bunun bilinciyle davranmalıyız. İstiklal mücadelemizin önderi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını ve terörle mücadelede ve 15 Temmuz'da canlarını feda eden tüm şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.