Türkiye Cumhuriyeti

Düsseldorf Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Konuşması , 22.04.2017

Sevgili Çocuklar,
Değerli Anne-Babalar,
Duisburg Belediye Başkanı Sayın Erkan Kocalar,
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı yürekten kutluyorum.
Milli egemenliğimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi bundan 97 yıl önce 23 Nisan 1920’de açılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde İstiklal Savaşını yürüten bu meclistir. Milletvekilleri bizzat cepheye giderek savaşmıştır ve bu yüzden Gazi Meclis ünvanıyla anılmaktadır. Dünyada "Gazi" unvanı olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Atatürk’ün “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir“ sözü duvarlarında yazılı olan Meclisimiz, geçen yıl 15 Temmuz’da saldırıya uğradığında da dimdik ayakta durmuş, darbecilere direnerek milletin egemenliği savunmuş ve Gazi ünvanını bir kere daha hak etmiştir. TBMM ilelebet milli egemenliğin temsilcisi olmaya devam edecektir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan gününü çocuklara hediye etmiş ve sadece ulusal egemenlik değil aynı zamanda çocuk bayramı olarak da ilan etmiştir. Çünkü Atatürk geleceğimizin ve milli egemenliğimizin güvencesinin, yarının büyükleri olan çocuklar olduğunu çok iyi biliyordu. Çocuklar bizlerden aldıkları meşaleyi ülkemiz için daha aydınlık, müreffeh, barış, kardeşlik ve sevgi dolu yarınlara taşıyacaktır.
23 Nisan dünyanın ilk çocuk bayramıdır. Dünya bizden yıllar sonra “uluslararası çocuk günü” kutlamaya başlamıştır. BM, 1954 yılında aldığı bir kararla uluslararası çocuk günü kutlanmasını önermiş ve 20 Kasım günü belirlenmiştir. BM Çocuk Hakları Deklarasyonu 20 Kasım 1959’da kabul edilmiştir. Bu da bize Atatürk’ün ne kadar ileri görüşlü olduğunu göstermektedir.
23 Nisan ülkemizde 1979 yılından itibaren uluslararası bir anlayışla çeşitli ülkelerden gelen çocukların katılımıyla bir festival havasında kutlanmaya başlanmıştır. Burada amaç, dünyanın bütün ülkelerinde yaşayan çocuklara, karşılıklı dostluk, anlayış, sevgi ve saygı duygusunu küçük yaşlardan itibaren aşılamak ve böylece dünyamızın çok ihtiyaç duyduğu barış ve huzurun temellerini oluşturmaktır.
Avrupa ve Almanya’da son zamanlarda artmakta olduğunu üzülerek gördüğümüz yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı gibi duyguların yeşermesini önleyecek, barış ve uyum içinde bir arada yaşamayı temin edecek en anlamlı tedbir, farklı kültürlerden çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren birlikte oynamaları, birbirlerini tanımaları ve sevmeleridir.
Sevgili anne babalar,
Bu özel gün vesilesiyle sizi, çocuklarınızın haklarını ve onların başarılı bir geleceğe sahip olmaları için neler yapabileceğinizi bir kere daha düşünmeye davet ediyorum. Çağımızda iş piyasası son derece rekabetçidir ve iş bulmak için yüksek nitelikler gerekmektedir. Vasıfsız kişilerin iyi bir iş bulması mümkün olamamaktadır. Bu sebeple çocuklarımızın iyi bir eğitim almaları şarttır. Bulunduğunuz ülkenin sunduğu eğitim imkanlarından çocuklarımızın azami şekilde istifade etmelerini sağlamalıyız. Çocuklarımızın okul başarısı için her türlü desteği vermeli, okul yönetimi ve öğretmenlerle yakın işbirliği içinde olmalıyız. Çocuklarımızı üniversitelere yönlendirmeli, veya bir meslek öğrenmelerini sağlamalıyız. Okulda başarılı olmak için çocuklarımızın Almancayı çok iyi konuşmaları şarttır. Bunun için çocuklarınızı anaokullarına göndermeniz önemlidir. Ancak elbette köklerimizi ve anadilimizi unutmamalı, çocuklarımızın anadilimiz Türkçeyi en iyi şekilde öğrenmelerini sağlamalıyız. Ninnilerimizi, masallarımızı, atasözlerimizi, şiirlerimizi, edebiyatımızı, türkülerimizi çocuklarımıza öğretmeliyiz. Anadilini iyi konuşamayan bir çocuğun başka dilleri de iyi öğrenemeyeceği bilimsel bir gerçektir. Benim çocuğum zaten evde Türkçe öğrendi gerekçesiyle okullarda verilen Türkçe derslerine katılmamak doğru bir yaklaşım değildir. Evde konuştuğumuz dilin kelime dağarcığı sınırlıdır. Yazı dilini de çocuklarımıza öğretmeliyiz. Anadilimizi doğru olarak ve tüm zenginliğiyle çocuklarımıza öğretmek için okullardaki Türkçe derslerine mutlaka göndermeliyiz. Hem Almanca hem Türkçeyi iyi konuşan ve yazan gençlerimizin iş bulma konusunda daha avantajlı olacaklarını unutmayınız.
Sevgili anne babalar,
Çocuk bayramını kutlarken şehit çocuklarını unutmamalıyız. 23 Nisan’ın çocuk bayramı olarak kutlanmaya başlanmasının tarihine baktığımızda, İstiklal savaşı sırasında hayatını feda eden şehitlerimizin çocuklarına, yetim ve öksüz kalan çocuklara yardım amacıyla kurulan Himaye-i Etfal Cemiyetinin faaliyetlerini de görüyoruz. Günümüzde de milli egemenliğimizi, vatanımızın her karış toprağını korumak için terörle mücadele ederken ve 15 Temmuz darbe girişimine direnirken hayatını kaybeden şehitlerimizin öksüz ve yetim kalan çocuklarına sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Bu vesileyle Şehitlerimizi de rahmet ve minnetle anıyorum.
23 Nisan dahil tüm ulusal gün ve bayramlarımızın coşkusunun yurtdışında da yaşatılması, bu önemli günlerin ne anlam taşıdığının ata topraklarından uzakta büyüyen çocuklarımıza öğretilmesi ve milli bilincin oluşturulması bakımından büyük önem taşıyor. Bu sebeple, çok sayıda veli dernekleri ve öğretmenlerimizin oluşturduğu 23 Nisan Komitesinin Başkonsolosluğumuzun himayesinde bu etkinliği düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyuyorum. Bu Komitenin kalıcı olmasını ve önümüzdeki yıllarda da bizleri böyle güzel etkinliklerde buluşturmasını bekliyoruz.
Organizasyonda emeği geçen tüm dernek yetkililerine ve öğretmenlere, çalışma arkadaşlarıma, bize sponsorluk yapan Marmara GmbH, Garanti Bankası, Deniz Bank ve ATİAD yetkililerine içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Tüm çocukların Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını tekrar kutluyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.