Türkiye Cumhuriyeti

Düsseldorf Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

6. Türk-Alman Ekonomi Günü, 04.03.2017

NRW Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanı Sayın Rainer Schmeltzer,
Değerli Milletvekilleri,
Avrupa Türk İşadamları ve Sanayiciler Derneğinin Değerli Başkanı Sayın Aziz Sarıyar,
Değerli İş İnsanları ve Basın Mensupları,

6. Türk-Alman Ekonomi Gününe katılmaktan mutluluk duyuyorum.
Yaşadığımız çağda, iş insanlarının gelişmelere bakış açısı, vizyonu ve pragmatizmi, ülkeler arasındaki ilişkilere her zaman olumlu katkılar sunmaktadır. Bu açıdan, bu toplantının çok zamanlı olduğuna inanıyor ve 6 yıldır bu toplantıları düzenleyen ATİAD’a teşekkür ediyor ve 25. kuruluş yıldönümü dolayısıyla tebrik ediyorum.
Bugün burada bulunan iş insanlarımız Almanya Türk toplumunun eriştiği gurur verici seviyenin timsalidir. Yarım yüzyıl önce bu ülkeye çok farklı koşullarda gelen insanlarımızın çocuklarının ve torunlarının bugün iş dünyasında ve diğer alanlarda önemli mevkilere gelmiş olmaları bizlere mutluluk vermektedir.
Almanya’da yetişen girişimcilerimiz, Alman disiplini ve titizliğini, Türklerin esnekliği, pragmatizmi, risk alma cesareti ve girişimcilik ruhu ile birleştirerek birçok başarıya imza atmış, hem Almanya ekonomisine katkı yapmış, hem de iki ülke ekonomik ilişkilerinde yeni köprüler inşa etmişlerdir. Bugüne kadar 80 bin işveren yetiştirmiş olan Almanya Türk toplumu, bağrından daha nice başarılı girişimciler çıkaracak muazzam bir dinamizm taşımaktadır.

Değerli Konuklar,
Türkiye-Almanya ilişkileri çalkantılı bir süreçten geçse de, iki ülkenin dostluğu ve ortak çıkarları bu zor dönemi atlatacak güçtedir. Sağduyu ve önyargılardan uzak bir yaklaşımla, karşılıklı saygı ve güven temelinde, pozitif gündem konularına odaklanarak olumsuz algıların zaman içinde aşılacağı kanaatindeyiz. Çünkü iki ülke arasında kapsamlı siyasi bağlar, uzun bir müttefiklik geçmişi ve yoğun ekonomik- ticari ilişkiler var. Bölgesel konularda da ortak çıkarlarımız bulunmakta. Hepsinden önemlisi, 3 milyonluk Türk toplumunun mevcudiyeti dolayısıyla iki ülke beşeri bağlarla bağlı. Bu sebeplerle, her iki tarafta da siyasetçiler ve diplomatlar, iki ülkenin birbiri için taşıdığı önemi ve işbirliğinden daha iyi bir seçenek olmadığını iyi bilmekteler.
Ama Türkiye-Almanya ilişkilerinin değerini en fazla işadamlarının ve işkadınlarının bildiğine eminim. Bu bakımdan, içinde bulunduğumuz dönemde her iki ülkeden iş insanlarının seslerini daha fazla duyurmasına ve kamuoylarına ortak çıkarlarımızı hatırlatan mesajlar vermesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Bu bağlamda, yıllık 40 milyar Avro ciro yapan ve 350 bin kişiye istihdam sağlayan Almanya’daki Türk işletmelerin Alman ekonomisine yaptıkları katkıların altını çizmek yararlı olacaktır.
Uzun yıllardır en büyük ticaret ortağımız olan Almanya’ya karşı kronikleşmiş bir ticaret açığı verdiğimiz sır değildir. Son 10 yıldaki dış ticaret açığımız toplamda 50 milyar Avro’yu aşmıştır. Almanya’da her dört kişiden birinin ihracat odaklı bir işte çalıştığını göz önüne aldığımızda, Türkiye’ye yaptığı ihracat sayesinde Almanya’da binlerce kişiye iş imkanı oluştuğunu da Alman kamuoyuna hatırlatmakta fayda var.
Almanya ile ticari ilişkilerimizin daha dengeli bir hale gelmesi, ihracatımızın artırılması için çalışıyoruz.
Son 10 yıllık dönemde Türkiye’ye en fazla doğrudan yatırım yapan 6. ülke konumundaki Almanya’dan daha fazla yatırım çekmeyi de amaçlıyoruz. Bunun için ülkemizin sunduğu yatırım fırsatlarını, darbe girişimin etkilerinin alınan tedbirlerle büyük ölçüde bertaraf edildiğini anlatmaya devam edeceğiz.
Almanya’da Türkler arasındaki işsizlik oranının ortalamanın çok üzerinde % 18 civarında gerçekleşmesi üzücüdür. Bu sorunun çözümü için, gençlerimizin meslek eğitimine teşvik edilmesinde, bilgilendirilmelerinde ve gençlere daha fazla “meslek öğrenim yeri” (yani ausbildung platz) sağlanmasında Türk işletmelere de sorumluluklar düşmektedir.
Türk girişimcilerin, Almanya’da devredilmeyi bekleyen aile işletmelerinin sunduğu fırsatları da en iyi şekilde değerlendireceklerinden eminim. Dünya pazarlarına ihracat yapan bu KOBİ’lerin Türk firmalarının katkısıyla ayakta kalabilmesi iki taraf için de “kazan-kazan durumu”(win-win situation) olacaktır.

Değerli Konuklar,
Düsseldorf’ta mukim Başkonsolos olarak, Kuzey Ren Vestfalya Eyaletine büyük önem verdiğimizi söylemek isterim. NRW, Türkiye-Almanya ilişkilerinde müstesna bir yere sahip. Çünkü Almanya’daki her üç Türkiye kökenliden biri bu eyalette yaşıyor. Aynı zamanda ülkemizin en yoğun ticaret yaptığı Alman eyaleti. İki ülke arasındaki ticaretin yaklaşık beşte biri NRW ile yapılmakta. Almanya’da Türkiye kökenlilerce kurulmuş şirketlerin % 40’dan fazlası bu eyalette mukim. Burada Türkiye kökenli göçmenler tarafından kurulan 25 binden fazla işletme 120 bin kişiye istihdam sağlamakta ve 11 milyar Avro’dan fazla ciro yapmakta. Türkiye’den sermaye ihraç etmek suretiyle NRW’de yatırım yapan firmalarımızın sayısı 490 civarında. Ana merkezi NRW’de bulunan Alman firmaları da 2003 yılından bu yana Türkiye’ye yaklaşık 1 milyar Avro’luk yatırım yapmış bulunmakta.
Biz hem NRW ile hem de Almanya ile ekonomik işbirliğimizi ortak çıkarlar temelinde daha ileri düzeylere çıkarabileceğimize inanıyor ve bunun için çalışıyoruz. Bunu elbette ki, iş insanlarının dinamizmi ve katkılarıyla başarabiliriz.
6. Türk-Alman Ekonomi Günü’nün bu amaca matuf verimli görüşmelere vesile olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.