Aşure Sofrası Konuşması

Şule Gürel 02.10.2018
Solingen Alevi Bektaşi İnanç Toplumunun Değerli Başkanı ve üyeleri,
Kıymetli Konuklar,
Değerli Canlar,

Biz Müslümanlar için özel bir yeri olan Muharrem ayı vesilesiyle Başkonsolosluğumuzda kurduğumuz Aşure Sofrasına katıldığınız için teşekkür ediyorum. Devletin evine hoş geldiniz.
İnancımıza göre Muharrem ayının diğer aylardan ayrı bir yeri vardır. Muharrem’in 10. Günü olan Aşure günü de diğer günlerden ayrı bir önem taşır.
Yüce Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşure Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşure Gününde demirlemiştir.
Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşure Günü kurtulmuştur.
Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşure Günü kabul edilmiştir.
Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşure Günü çıkarılmıştır.
Hz. İsa (a.s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.
Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.
Evet Aşure gününde pek çok mucize gerçekleşmiştir. Ama bu günün manevi önemi ve berraklığı üzerine ne yazık ki Kerbela’nın karanlığı çökmüştür. Aşure dediğimizde aklımıza gelen, Kerbela katliamıdır. Miladi takvime göre 680 yılında Muharrem'in 10. gününde Sevgili Peygamberimizin torunu Hazret-i Hüseyin ve çoğu Ehli Beyt mensubu 72 kişi Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. 10 Muharrem günü Müslümanlar açısından en karanlık gün olarak tarihe geçmiş, Muharrem bir matem ayına dönüşmüştür.
Kerbelâ, hakkın, adaletin, onurun, erdemin, zulme ve haksızlığa direnişin sembolü olmuştur Hazreti Hüseyin ve yakınları, haksızlık karşısındaki onurlu mücadeleleri ve asil duruşlarıyla bütün inananların gönüllerinde taht kurmuşlardır. Onlara bu zulmü reva görenler ise Müslümanları ortak vicdanında mahkûm edilmişlerdir.
Kerbela, Alevi olsun Sünni olsun tüm Müslümanların ortak acısıdır. Çünkü ortak paydamız Ehl-i Beyt sevgisi, haksızlığa ve zulme direniştir.
Bu acıyı paylaştığımızı göstermek için gerek Berlin Büyükelçiliğimiz, gerekse Başkonsolosluklarımız Alevi kardeşlerimizin düzenlediği iftarlara ve Aşure etkinliklerine katılmakta ve kendileri de Aşure Sofraları düzenlemektedir. Ben de Solingen’de düzenlediğiniz Aşure etkinliğine katıldım ve bugün burada Aşure Sofrasında sizlerle buluştuk. Berlin BE’mizin bu Cumartesi günü düzenleyeceği aşure etkinliğine de Almanya çapında canlar davet edilmiştir.
Değerli Canlar,
Temennimiz, Kerbela'yı tüm Müslümanların iyi anlaması, bu acı olaydan ders çıkararak birlik ve dayanışma ruhunu yaşatmasıdır.
Ancak ne yazık ki bugün İslam âlemine baktığımızda, mezhebine ve kökenine bakıp Müslüman kardeşlerini katledenlerin Kerbela’yı hiç anlamadığını ve ibret almadığını görüyoruz.
Oysa Kerbelâ, aramızda ayrılık-gayrılığa değil, birlik ve beraberliğe vesile olmalı, bizi birbirimize sımsıkı kenetlemelidir. Acılardan acılar devşirmemeli, "incinsek de incitmemeli", gönül kapılarımızı birbirimize açmalı ve farklılıklarımızın aslında bizi zenginleştirdiğini anlamalıyız.
Bizler Alevisiyle Sünnisiyle ve diğer inançların mensuplarıyla tarih boyunca Anadolu'da birlikte yaşadık. Zaman zaman acı olaylar olduysa da umudu ve birlikteliği hep koruduk. Çünkü biliyoruz ki değişik inanç ve kökenden insanlar birlikteyken büyük bir zenginlik yaratıyor. Biliyoruz ki, bu kadim topraklar hepimizin vatanı, bayrağımız hepimizin bayrağı, birlikte mücadele ederek kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak çatısıdır.
Avrupa ve Almanya’da Müslümanlara karşı önyargıların, ayrımcı ve dışlayıcı tavırların yaygınlaştığı zor bir dönemden geçiyoruz. Sünnisiyle Alevisiyle inancımızı içinde yaşadığımız topluma doğru anlatmamız ve dayanışma içinde olmamız her zamankinden fazla önem kazanmıştır. Çünkü bugün birimize yönelen düşmanlık yarın bir başkasına da yönelebilir. Irkçılar, adı ister Ali olsun, ister Mehmet olsun Müslümanları aynı kefeye koyuyor. Ali de Mehmet de işyerine başvurduğunda ayrımcılığa maruz kalıyor. Ali de Mehmet de Almanya’da anadilini, kültürünü ve inancını yaşatmaya gayret ediyor. Onun için ortak sorunlara karşı dayanışma içinde olmamız gerekiyor.
Hacı Bektaş Veli’nin çağrısına uyarsak aşamayacağınız sorun yoktur: "Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım".
Başta İmam Hüseyin olmak üzere Kerbela şehitlerine Allah'tan rahmet diliyor ve hepinizi sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.

Pazartesi - Cuma

08.30 - 12.30 / 13.00 - 17.00

08.30-12.30 ve 13.00-17.00 (Pazartesi-Cuma) Telefonla bilgi almak için 15:00-16:45 saatleri arasında arayabilirsiniz
1.1.2018 Yılbaşı
1.1.2018 1.1.2018 Yılbaşı
12.2.2018 12.2.2018 Karnaval
12.2.2018 Karnaval
30.3.2018 2.4.2018 Paskalya Arefesi ve Paskalya
30.3.2018 30.3.2018 Paskalya Arefesi
1.5.2018 İşçi Bayramı
10.5.2018 Hz. İsa'nın Göğe Yükselişi
21.5.2018 Küçük Paskalya
31.5.2018 Yortu Bayramı
15.6.2018 Ramazan Bayramı
21.8.2018 Kurban Bayramı
3.10.2018 AFC Milli Günü
1.11.2018 Azizler Yortusu
24.12.2018 Noel-Hz. İsa’nın doğumu (yarım gün tatil)
25.12.2018 26.12.2018 Noel
31.12.2018 31.12.2018 Yılbaşı (yarım gün tatil)